Kaportası Göçük veya Hasarlı Araçlar Muayeneden Geçebilir mi?

Tüvtürk muayene istasyonlarında araçların muayenesine esas olan, araç güvenliğini tehlikeye düşürebilecek durumların tespit edilmesidir. Bu tespitlerin ardından eksikliklerin tamamlatılarak aracın yeniden muayeneye getirilmesi talep edilmektedir.

Araçlarda bulunan kaporta göçüğü, kaporta paslanması, renk atması gibi sadece görsel manada bozukluğu bulunan araçlar muayeneden rahatlıkla geçmektedir. Aracın muayeneden geçememesi için büyük göçükler, kapıların açılıp kapanmasına engel olacak derecede göçükler ve aracın sürüş güvenliğini etkileyen yapısal sorunlar bulunması gerekir. Burada bir önemli hususu da hemen belirtelim. Araçların özellikle alt kısımlarında yer alan paslanmadan kaynaklı çürük ve kopma gibi araç bütünlüğünün bozulması durumunda araç muayeneden geçememektedir.

Sürüş güvenliğini bozan bu gibi durumlarda aracın kopan aksamlarının tamir ettirilmesi ve güvenli bir hale getirilmesi gerekmektedir. Bu şekilde gerekli tamirat ve tadilat işlemlerinin ardından araçlar yeniden muayeneye sokularak aksaklıkların giderilip giderilmediği, usulüne uygun tamiratının yapılıp yapılmadığı TÜVTÜRK istasyonunda görevliler tarafından kontrol edilir.

Kapıların açılmasına engel olacak derece göçükler muayeneye engel teşkil eder.

Araçta yer alan kapı, bağaj kapağı, kaput kapağı, yakıt deposu kapağı gibi açılıp kapanan aksamların aracın muayeneden geçebilmesi için sorunsuz bir şekilde çalışması gerekmektedir. Saydığımız bu aksamlarda yaşanan kapanma sorunları aracın muayeneden geçmesine engel olacaktır. Bu gibi sorunları bulunan araçların muayeneye götürülmeden önce mutlaka tamir işlemlerinin tamamlanması gerekir. Aksi taktirde araç muayeneden geçemeyecektir. Bu durumda araç sahibi muayeneden geçemediği gibi yine de tamiratını yaptırmak zorunda kalacaktır. Böyle bir durumda ekstra zaman kaybı ile karşılaşılacaktır.

Yazımızı kısaca özetleyecek olursak araçta yer alan ancak sürüşe engel teşkil etmeyen kaporta kabarmaları, çatlaklar, çizikler, boya atması, renk solması, kaportada göçük bulunması, tampon çatlakları gibi aksaklıklar aracın muayeneden geçmesine engel değildir.

Kaybedilen Araç Plakaları İçin Ne Yapmak Gerekir?

Aracımın plakasını düşürdüm ne yapmalıyım, aracımın plakası çalınmış ne yapmam gerekir soruları sık sık sorulmakta. Bu yazımızda sıkça sorulan bu sorulara kısaca cevap vermeye çalışalım. 

Öncelikle ülkemizde araçların hem ön tarafında, hem de arkasında plaka bulundurulması yasal bir zorunluluk. Aracın plakasının düşürüldüğünden emin olunması halinde yapılacak işlemler farklı iken aracın plakasının özellikle sökülmüş olması yani çalınmış olması halinde daha farklı bir yol izlenmesi gerekir.

Plakanın kaybolması halinde önemli olan iki plakanın birden kaybolup kaybolmadığıdır. Plakaların ikisinin birden kaybolması halinde ödenecek para da buna göre değişiklik göstermektedir. Plaka kaybedildiğinde öncelikle Emniyet Müdürlüğü plaka zayi işlemler biriminden randevu alınmalıdır. Başvuruya gidildiğinde ise bir dilekçe ile aracın plakasının düştüğü ve plakanın yenilenmek istediği dilekçede belirtilir. Yine aynı dilekçede tek plaka mı yoksa iki plaka mı kaybedildiği belirtilerek buna göre talepte bulunması gerekir. İki plakanın birden kaybolması durumunda plaka tamamen yenilenmektedir ayrıca aracın ruhsatı da böyle bir durumda değişmektedir.

Plaka yenileme ücreti ne kadar diye soranlar için hemen cevap verelim, tek plaka çıkartmak için 21 TL ödenirken çift plaka kaybedilmiş ise 42 TL ödemek gerekmekte. Ayrıca çift plaka kaybedilmesi halinde yeni yasa gereği ruhsat yenilenmesi gerektiğinden 120 TL yeni ruhsat parası da yine kişiden tahsil edilmektedir. Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünden alınacak belge ile plakanın yenilenmesi için Şoförler Cemiyetine gerekli başvuru yapılmalıdır. Bu başvuru sonucunda da yeni plaka üretilerek araç sahibine ya da bu işi yapmak için ruhsat sahibinden yetki almış olan kişiye teslim edilmektedir. 

Burada ayrıca önemli olan bir husustan bahsedelim. Aracın plakasının çaldırılması halinde bu durumun Emniyet Müdürlüklerine veya ilgili kolluk birimine mutlaka bildirilmesi gerekir. Zira plakanın başka başka araçlarda farklı amaçlarla kullanılması gibi durumlarda plaka sahibinin başının ağrıması ihtimali oldukça yüksektir.

Yıpranma ve delinme sebebiyle plaka değiştirme işlemleri hakkında bilgi için bu yazımızı da okuyabilirsiniz.

Sonradan Xenon Far Takılan Araç Muayeneden Geçer mi?

Son dönemin en popüler araç tadilatları arasında yer alan Xenon far uygulamaları pek çok kişi tarafından kullanılmaktadır. Hal böyle olunca Xenon far uygulaması yapanlar veya yapmayı düşünenler de Xenon far muayeneden geçer mi, Xenon far kullanmak trafik cezası yazılmasına sebep olur mu gibi soruları sıkça sormaktadır.

Fabrika çıkışında orijinal Xenon farları bulunmayan araçların sonradan gelişigüzel şekilde Xenon far uygulamaları yasaklanmıştır. Bunun en büyük sebebi ise merceği bulunmayan, yükseklik ayarı bulunmayan Xenon far uygulamalarının karşıdan gelen araçlar için büyük risk teşkil etmeleridir. Bu sebeplerle orjinalinde Xenon far bulunmayan araçların muayeneden geçmeleri mümkün değildir. Xenon far tadilatları ağır kusur kapsamında değerlendirilmektedir. bu şekilde muayeneye gelen araçlar ise ağır kusur sebebiyle muayeneden geri çevirmek de gerekli düzeltmelerin yapılması istenilmektedir.

Herhangi bir kontrol anında kolayca fark edilmeleri sebebiyle fabrikasyon olmayan Xenon far kullanan araçların sahiplerine ceza yazılması ihtimali de oldukça yüksektir.

Xenon farlar, halojen farlara göre daha güçlü bir ışık gücü sağlasa da genel manada trafiği tehlikeye düşürecek niteliktedirler. Trafikte hem kendi aracımızın güvenliği, hem de trafikteki diğer araçların güvenliği için bu tarz tadilatları yapmaktan kaçınmalıyız. Unutulmamalıdır ki güvenlik görsellikten çok daha önemli bir unsurdur.